Cami giriş ve çıkışında okunması gereken dua

Mescide giriş-çıkışlarda edilecek bir duadır.

ـ1ـ عن فاطمة بنت الحسين بن عليّ عن جدتها فاطمة الكبرى رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كَانَ رسولُ اللّه # إذَا دَخَلَ المَسْجِدَ صَلَّى عَلى مُحَمَّدٍ # وَقَالَ: رَبِّ اغْفِرْ لِى ذُنُوبِى، وَافْتَحْ لِى أبْوَابَ رَحْمَتِكَ، وَإذَا خَرَجَ صَلَّى عَلَى مُحَمَّدٍ # وَقالَ اغْفِرْ لِى ذُنُوبِى، وافْتَحْ لِى أبْوَابَ فَضْلِكَ[ أخرجه الترمذي

Fâtıma Bintu’l-Hüseyin İbni Ali, büyükannesi Fâtımatu’l-Kübrâ (radıyallâhu anhâ)’dan naklen anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) mescide girdiği zaman Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)’e salât (dua) okur, sonra da: “Rabbim! günahımı affet, rahmet kapılarını bana aç” derdi, Çıkarken de yine Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)’e salât okur, sonra da: “Rabbim! günahımı affet, lütuf kapılarını benim için aç” derdi” [Tirmizî, Salât 234, (314)]

AÇIKLAMA:
1- Fâtımatu’l-Kübrâ, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın kızı Fâtımatu’z-Zehrâ (radıyallâhu anhâ)’dır Hz Ali efendimizin zevcesi ve Hz Hasan ile Hz Hüseyin’in vâlideleridir (radıyallâhu anhüm ecmain) Hz Ali ile hicretin ikinci yılında evlenmiş, Resûlullah’ın vefatından altı ay kadar sonra 20 yaşlarında iken vefat etmiştir

2- Aliyyu’l-Kârî, Mirkât’da, mescide giriş duasının tam içeri girmeden önce veya girdikten sonra okunmuş olma ihtimalinden bahseder, “Önce olması daha kuvvetlidir” der

3- Dikkat edilirse, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendi kendisine salât okuyarak ta’zîmde bulunmuştur Bu, başkalarının Zât-ı Muhammediye karşısındaki vecibelere onun da tâbi olduğunu gösterir Ümmet O’nun (aleyhissalâtu vesselâm) peygamber olduğuna inanmakla mükellef olduğu gibi, O da bununla mükelleftir Bazı rivâyetlerde Resûlullah, “İslam’a ilk iman eden benim” buyurur
Ümmete terettüp eden bir diğer vecîbe Zât-ı Muhammediye’ye hürmet ve saygıdır ve bunu çokça salât ve selâm okuyarak ifâde etmektir Şu halde bu vecîbeye kendisi de tâbidir ve bu hususta da bizzat örnek olarak ümmetine tâlimde bulunacaktır Burada onu görmekteyiz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Zât-ı Muhammediye’ye salât u selam okumaktadır

4-Şârih Tîbî mescide girerken rahmet, mescidden çıkarken fazl (lütuf) taleb edilmiş olmasında şöyle bir incelik sezer: “Mescide giren kimse Allah’ın sevabına ve cennetine yaklaştıran bazı şeylerle meşgul olur, öyle ise rahmeti zikretmek daha münâsiptir Mescidden çıkınca da helal rızık talebiyle meşgul olur, bu sebeple de Allah’ın fazlını (lütfunu) zikretmek münâsip düşer Nitekim âyet-i kerîmede: فَانْتَشِرُوا في اَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّهِ
“Cuma namazını kılınca yeryüzüne dağılın ve Allah’ın fazlından arayın” (Cum’a 10) buyurulmuştur”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir